Affichage des articles dont le libellé est 5. TÜRKMEN KURULTAYI. Afficher tous les articles
Affichage des articles dont le libellé est 5. TÜRKMEN KURULTAYI. Afficher tous les articles

dimanche 26 mai 2013

Türkmen basını İstanbul’da konuşuldu



Türkmen basını İstanbul’da konuşuldu


Click on picture
http://www.bizturkmeniz.com/tr/index.asp?page=article&id=27628


18-19 Mayıs günleri arası yapılmakta olan 5. Türkmen basın konseyi kurultayı Türkiye’nin İstanbul şehrinde başladı. Türkiye cumhur Başkanının Ortadoğu başdanışmanı Sn. Erşet Hürmüzlünün katıldığı bu kurultaya çok sayıda Türkmen, Arap ve yabancı basın mensupları da katıldı, saygı duruşuyla başlayan kurultayın açılış oturumunda Türkmen basın konseyi genel sekreteri Kemal Bayatlı bir konuşma yaptı, Bayatlı konuşmasında katılımcılara hoş geldi ifadelerinden sonra Türkmen basının yaşadığı sıkıntılara işaret ederek, bu sıkıntıların giderilmesi için nelerin yapılması gerektiğine değindi. Ayni oturumda Irak gazeteciler cemiyeti başkanı Mueyyet El-lami, Azerbaycanlı yazar ve düşünür Gazanfer Paşayiv , MHP millet vekili birer konuşma yaptı.


Türkiye cumhurbaşkanı Sn. Abdullah Gül’ün basın kurultayı katılımcılarına gönderdiği mesaj Sn. Erşet Hürmüzlü tarafında okundu. Ayrıca illerden sorumlu Devlet bakanı Turhan müfti ve çok sayıda şahsiyetler tarafından gönderilen tebrik mesajları okundu.


‘Medyanın siyasete etkisi ‘ sloganıyla kurultayın oturumu yazar Ahmet Hürmüzlü tarafında idare edildi.( Mehmet Bayat) adı altında olan bu oturumda: Mueyyet El-lami, Eyat El-Zamili, Sermet El-Tai, Gazvan Casim, Dr. Nebil Casim, Abdul cebbar Aziz birer konuşma yaptı.


( sosyal medyanın toplumdaki etkisi ) adı altında ikinci oturum düzenlendi, Kahtan Hürmüzlü adı verilen bu oturumu Türkmen Gazetecisi Nermin El-Müfti idare etti.


Bu oturuma, Fransa’dan Gilles Munier, Londra’dan Dr. Usame Mehdi, Mısır’dan Ebu Bekir Ebulmect, Belçika’dan Merry Fitzgerald, ABD’den Dr. Barbara aziz birer konuşma yaparak Türkmen halkının uğradığı haksızlıklardan yeterince bilgi edinmediklerine vurgu yaptılar.

Not- bu haber yazılırken kurultay çalışmaları devam etmekteydi gelecek saatlerde diğer oturumların haberini aktaracağız.

Aşağıda Türkmen Basın konseyi genel sekreteri Sn. Kemal Bayatlı’nın konuşmasının metni:

5. TBK Açılış Konuşması


Sayın, Cumhurbaşkanı Ortadoğu Başdanışmanı,

Sayın, Milletvekillerim,

Sayın, Türkmen Basın Konseyi Delegeleri

Sayın Protokol,

Sayın Medya Mensupları

Değerli Misafirler,

5. Türkmen Basın Konseyine hoş geldiniz,

Irak basını Türkmenlerle başlamıştır. El Zavra gazetesi Irak’ta ilk basılı yayındır. O günden bu yana çok ağır şartlar altında olsa da gazetelerimiz, dergilerimiz yayından eksik olmamıştır.

Bu uğurda canından olan ve şehit düşen gazetecilerimizi saygıyla anıyoruz. Yetmişlerin başında ilk şehit gazetecimiz Cevdet Avcı’yı ve arkasından meydanlarda şehit düşen ve yaralanan bütün medya mensubunu saygıyla anıyoruz.

***

Değerli Misafirler,

Açık yüreklilikle söylemek gerekir ki, 100 yılın üzerinde bir geçmişi olan Türkmen basını, bugün hala istenilen seviyeye ulaşamamıştır. Biz bunun için çabalıyoruz. Konseyimiz göz önüne bir takım hedefler koyup adım adım ona doğru ilerlemeye çalışıyoruz.

Yazılı ve görsel basınımızın çağdaş basın ilkelerine sahip olması ve dünyadaki medyada yerini alması için koşacağı kulvarda Irak’ta Türkmen sorununu da dile getirmesi başlıca hedefimizdir.

Bu noktadan hareketle, son iki yıl içinde ne yaptığımızı size aktararak zamanınızı almak istemiyorum.

Ancak şunu vurgulamakta yarar görmekteyim; kuruluşundan beri Konseyimiz Türkmen medyası için aşama aşama tavsiyeler ve kararlar almıştır. Sağ olsun pek çok Türkmen yayın organı konsey deklarasyonuna uyup sevindirici ilerlemeler kat etmiştir.

Konseyimiz Irak Türkmen sivil toplum örgütleri arasında en geniş yere sahip ve aynı anda en geniş kitleye hitap etmektedir.

Türkmen Basın Konseyi her dönem daha da büyüdüğünü, konseye katılımların çoğaldığını ve konseyde yer alma arzusunu her kuruluştan, her medya mensubundan üst üste gelen taleplerden anlayabiliyoruz.

Sadece Irak Türkmen medyası kuruluşları ve mensupları değil; Irak’ta Arap, Kürt ve Hıristiyan medya mensupları da katılıp konseyin kurultayını takip etmek istedikleri gibi Avrupa’nın pek çok ülkesinden de gazeteci ve medya mensubu kurultaya katılmaya başlamıştır. Bu durum bize mutluluk vermekte ve azmimizi artırmaktadır.


Değerli katılımcılar;

Dünyada medya çok hızlı gelişmekte ve genişlemektedir. Her gün yeni metotlar uygulanmakta ve yeni ekipmanlar ortaya çıkmaktadır. Bu gelişmeye ayak uydurmak kolay değil. Türkmen medyası ise Irak rejimleri tarafından onlarca yıl baskı altında tutulduğu ve ihmal edildiği için bu yarışta zorlanmaktadır.

Her şeye rağmen Türkmen medyası yarıştan kopmuş değil. Medya ve basın mensuplarımız kısıtlı imkanlarıyla seslerini duyurmaya, toplumla iç içe olmaya ve görevlerini yapmaya çalışmaktadırlar. Bura da bir İstisna gerekirse; Görsel alanda çok gerilerde kalan bir kuruluşumuzun durumu bizi üzmektedir. Ellerinde bulunan büyük imkanlar heder olup gitmektedir.

Değerli Misafirler,

Basında özgürlük kelimesi bazıları tarafından yanlış algılandığını görüyoruz. Fikir özgürlüğü insanların tüzel haklarına dil uzatmak değildir. Bireye, topluma saldırmak değildir. Medya güreş arenası değildir. Konseyimizin bu hususta çok muzdarip olduğunu baştan belirtmek istiyorum.

Medya dürüstlük, saygı, fikir, ileri görüş demektir.

Geçen 4. Kurultayımızda da anlatmıştım. Türkçe kelimeleri arasında hiç ama hiç küfür kelimesi yoktur. Türkçeye giren küfür kelimeleri hepsi başka dillerden güzelim Türkçemize girmiştir. Yanı bizim mayamız güzel sözlerle, hoşgörüyle yoğrulmuştur.

Bizim atasözlerimize bakıldığında düşmanımıza bile beddua etmeyiz.

“Allah düşmanımın başına vermesin” deriz, “Allah ıslah etsin” deriz.

Böyle bir anlayışa sahip olan Türk milleti gazete sayfalarında, internette ağza alınmayacak kelimelerin sarf edilmesi hiç ama hiç kabul edilemez.

Gazete sayfaları birer aynadır, okuldur. Hal bu iken, gazete yöneticileri, internet editörleri yayınladıkları her yazıda reytingi değil; yayınlayacakları yazı, yayınlayacakları yorum topluma ne kazandırdığını düşünmesi gerekir.

Değerli dostlar,

Irak çetin bir dönemeçten geçiyor. Pek çok odak mezhepçiliği, etnik yapıyı körüklemeye çalışıyor. Kardeşi kardeşe kırdırıyor. Bu hassas konularda gazeteler, televizyonlar, internet sayfaları art niyetlere alet olmamalıdır.

Irak’ta yasaların ne kadar kör topal işlediğini hepimiz biliyoruz. Ancak medya mensubunun Vicdanı en işlek yasa olmalı. Asla ve asla aktardığımız haberde ayrımcılığa sebebiyet vermemeliyiz.

Politikacıların demeçlerinde toplumu mezhep çatışmasına kışkırtıyorsa asla ekranlarımızda, gazetelerimizde yer vermemeliyiz.

Aynı toplumun ulusal kanalları hitap ettiği toplum arasında ayrımcılık yapması kabul edilecek bir konu değildir. Medyanın haber, bilgi aktarımında toplum katmanlarını iyi düşünmesi gerekir.

Çok yakın bir zamanda Bulgaristan seçimlerinde bazı televizyon kanalları tek taraflı davrandı. Buda halk arasında ters tepkiye yol açtı ve televizyon kanalının sık sık propagandasını yaptığı kişi değil propagandasız, reklamsız kişiler seçimi kazandı.

Yani ekran yöneticileri sokaktaki insanın, seyircinin hassasiyetine önem vermeli.

Seyirci akıllıdır. Bir tuşa basmakla televizyon kanalını kapatıp her şeyi tepe taklak eder, yalnız bırakabilir. İzlenmeyen medya okunmayan basın toplum tarafından yalnız bırakılmış öksüz çocuklardır. Umarım ki medyamız bu duruma düşmez.

Irak’ta Türkmen medyası ve basını uzun yıllardan sonra bir nebze olsun özgürlüğüne kavuşmuştur. 2003 ten beri Irak’ta yeni dönem, yeni rejim var. Ancak topluma karşı olan sorumluluklarını yerine getirirken; devletin de ona karşı sorumlulukları vardır. Sakın yanlış anlaşılmasın. Devlet müdahale etsin demiyorum. Fakat devletlerin toplumların kendilerini ifade edebilmeleri için bir takım kurumsal düzenlemeler yapmalıdır.

Irak hükümetinden Türkmen medyasına daha ilgi ve alaka bekliyoruz.

Destek bekliyoruz. Irak’ta bütün medya kuruluşları ile yan yana Irak’ımız için ne gerekiyorsa yapılabilmesi için elbette hükümetten destek bekliyoruz.

Taleplerimizin başında:

• Kerkük’te bir Türkmen Basın Konseyi binası istiyoruz.

• Türkmen basını için bütçede yer verilmesini istiyoruz.

• Pek çok iletişim mezunu olan Türkmen genci işsiz ve boşta. İletişim fakültelerinden mezun olan Türkmen öğrencilerini devletin televizyon ve radyo müesseselerinde kadroya alınmalarını istiyoruz,

• Yurtdışı mesleki iletişim eğitimlerinde Türkmen öğrencilerini mutlaka kontenjanlara dahil edilmelerini istiyoruz,

• Aramızda Irak Gazeteciler Cemiyeti Genel Başkanı var. Sağ olsunlar bizi kırmadılar kurultayımıza katıldılar. İşte fırsat bu ya kendilerinden Türkmen basın mağdurlarını kucaklamalarını bekliyoruz. Cemiyet üyelik sınavlarında haber hazırlama, aktarmalarda Türkçe/Türkmenceye de ver verilmeli. Bu bir ana yasal haktır.

Türkmen gazeteciler için Cemiyete üyeliklerinin kaydını ve Irak basınında yer verilmelerini istiyoruz.

Bu arada iğneyi kendimize batıralım. Büyük Türkmen iş adamları var. Özel kanallar açmalarını, gazeteler çıkarmaları yani modern ifadeyle Medya Patronları olmalarını bekliyoruz. Bizimde medya patronumuz var diyelim. Göğsümüz kabarsın. Tabii bu öneride bulunurken Türkmen Basın Konseyi Deklarasyonun ilkelerini unutmamalarını peşinen hatırlatayım.

Evet değerli dostlar,

Medya çağımızın en önemli aygıtıdır. Silahı demek istemiyorum. Medyayı silahla bağdaştırmak hoşlanmadığım bir ifadedir.


Değerli Dostlar,

Pek çok Türkmen medya mensubunu aramızda görmek isterdik. Onlar da aramızda olmak için çok hazırlıklı idiler. Ancak bazı idari ve idareci problemlerden dolayı, izinleri iptal edildi ve gelemdiler. O arkadaşlar bilsinler ki, bu kurultayda onların nefesleri aramızda olup onları manevi delege olarak kabul ediyoruz.

Çok isterdik ki büyük ustadlarımızı aramızda görelim; Ata Terzibaşı, Ali Marufoğlu, Fuat Hamdi, Vahdettin Bahattin ve diğerleri… Ancak sağlık durumları ve yol meşakkati katılmalarını engelledi. Buradan kurultayımız adına hepsine saygı ve hürmetlerimizi gönderiyoruz.

5. Kurultayımıza dünyaca ünlü ve özellikle Irak’ı defalarca ziyaret edip gazetecilik adına gerçeklerin peşinden koşan ve yazılarına aktaran pek çok yabancı gazeteci ve medya mensubu var. Amerika Birleşik Devletlerinden, Fransa’dan, Almanya’dan, İsveç, İsviçre, Kanada ve İngiltere’den medya emektarı aramızdalar. Onlara ayarıca teşekkür etmek istiyorum. Onlarında fikirlerinden yararlanacağız elbette. Onlara da hoş geldiniz diyorum.

Kurultayımızın başarılı geçmesi için desteklerini esirgemeyen TİKA’ya, BYEGM’ne, Türk Akraba Topluluğu Daire Başkanlığına, Prespectiv Turuzim şirketine, Green Park otel yetkili ve çalışanlarına ve 6 aydan beri didinip çalışan hazırlık komisyonunda Mehmet Tütüncü ve Şükran Kayacı beylere teşekkür ederim.

Tabii bizleri kırmayıp sizler değerli protokol ve delegelerimize de ayrı ayrı teşekkür ederim.

5. TBK kurultayına tekrar hoş geldiniz

Kemal Beyatlı

Türkmen Basın Konseyi Genel Sekreteri

18 Mayıs 2013, Cumartesi

The Green Park Hotel – Pendik


http://www.bizturkmeniz.com/tr/index.asp?page=article&id=27628

mardi 21 mai 2013

5. Türkmen Basın konseyine uluslarası katılım



Basın konseyine uluslarası katılım

5. Türkmen basın konseyi kurultayına Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün  Ortadoğu başdanışmanı Erşt Hürmüzlünün yanı sıra  çok sayıda Türkmen, Arap ve yabancı basın mensupları da katıldı. 

Basın Konseyine katılan Irak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Mueyyet El-lami, Azerbaycanlı yazar ve düşünür Gazanfer Paşayiv delegelere hitap ettiler. 

Yien oturumlarda Mueyyet El-lami, Eyat El-Zamili, Sermet El-Tai, Gazvan Casim, Dr. Nebil Casim, Abdul cebbar Aziz birer konuşma yaptı.

Fransa’dan Gilles Munier, Londra’dan Dr. Usame Mehdi, Mısır’dan Ebu Bekir Ebulmect, Belçika’dan Merry Fitzgerald, ABD’den Dr. Barbara aziz birer konuşma yaptılar.

Güngör Yavuzaslan

mercredi 16 juillet 2008

5. TÜRKMEN KURULTAYI (SONUÇ BİLDİRİSİ)


5. TÜRKMEN KURULTAYI

14 TEMMUZ 2008

KERKÜK-IRAK

SONUÇ BİLDİRGESİ

13 Temmuz 2008 tarihinde Kerkük Şehrinde 5. Türkmen Kurultayı düzenlenmiştir. Türkmen milletinin katılımını sağlamak amacıyla Türkmeneli bölgelerinde yerel seçimler yapılmış, seçimlere 550 delege katılmış, Bağdat, Diyala, Salahaddin, Kerkük, Erbil, Musul ve Telafer’de delegeler Türkmen Meclisi üyelerini seçmiştir. ITC’nin başkan ve Yürütme Kurulu seçimi Kerkük’te yapılmıştır.

Toplantıda tüzük tadilatı ve raporlar görüşülmüş, Ülkenin siyasi durumu, Türkmenlerin durumu ve Kerkük ile ilgili son gelişmeler ele alınmıştır.Toplananlar Irak’ın toprak ve siyasi bütünlüğüne vurgu yaparak, demokrasi ve istikrarın hakim olması için sarfedilen çabaları takdirle karşıladıklarını ve uluslar arası camianın katkılarını önemle değerlendirdiklerini belirtmişlerdir.

Bu bağlamda Arap ülkelerinin Bağdat’ta büyükelçilikler açmalarının ve Türkiye’nin Irak hükümetiyle stratejik ortaklık için teşkil ettiği yüksek konseyin Irak halkı tarafıından takdirle karşılandığı ifade edilmiştir.Irak genelinde sağlanmış olan nisbi güvenlik istikrara olumlu katkılarda bulunacağı düşünülmektedir. İnsanların can ve mal güvenliği devletin sorumluluğunda olup siyasi atılımlarla pekiştirilmeli ve milis güçlerine tevdi edilmemelidir.

Güvenliğin kalıcı kılınması için Irak’ın genelinde ve Türkmen bölgelerinde silahlı güçlerin siyasi partilerin güdümünden çıkarılmalı ve Türkmen bölgelerinde Peşmerge güçlerinin Irak silahlı kuvvetleriyle değiştirilmelidir.Irak’ta siyasi uzlaşmanın bir an önce sağlanması önem taşımaktadır. Bu bağlamda Maliki hükümetinin verdiği çabalar takdirle karşılanmakta ve Türkmenlerin de Irak’ın 3. unsuru olarak bu süreçte etkin rol almaları talep edilmektedir.

Hükümette aktif olarak yerini alan Türkmenler Irak’ın gelişmesi ve demokrasiye önemli katkıları olacağı düşünülmektedir.Anayasa tadilatı çalışmalarının bir an önce sağlıklı şekilde tamamlanması Irak’ın istikrarına büyük katkıda bulunacaktır.

Ancak düzeltmeler yapılırken anayasa referandumunda red oyu kullanan başta Türkmenler olmak üzere Iraklıların itirazları göz önünde bulundurularak mağduriyetlerin giderilmesi gerekmektedir. Anayasada Iraklılık prensibi hâkim olmalı ve Türkmenler Irak’ın 3. kurucu unsuru olarak eşit temsil hakları anayasa güvencesine alınmalıdır.Yerel seçimler yasasının bugüne kadar çıkmamasının nedeni Kerkük üzerinde yapılmış olan emri vakilerdir.

2003’ten sonra Kerkük’ün demografik yapısı büyük ölçüde değiştirilmiştir. Saddam döneminde yapılan değişiklikleri düzeltmeye fırsat verilmeden son 5 yılda yapılmış olan değişiklikler bir Kerkük sorunu ortaya çıkarmış ve aynı zamanda sağlıklı seçim ve referandum ortamlarını ortadan kaldırmıştır. Bu şartlarda Kerkük’te herhangi bir seçim yapmak imkânsızdır, yanlış sonuçlar doğuracak ve istikrarı bozacaktır. Ancak Kerkük’te bugünkü şartların devam ettiği sürece yerel seçimlerin ertelenmesi de anlamsız olacaktır.

Temsilciler Meclisinde 100’ün üzerinde milletvekilinin kanaati de bu yöndedir. Sayın Cumhurbaşkanının da desteklediği % 32 formülüne göre Kerkük’te 4 seçim bölgesinin oluşmasıdır. Aksi takdirde, yerel seçimler takvimi tehlikeye girecektir.

Irak’ın refah kaynağı olan Kerkük ne yazık ki bazı siyasi çevrelerin kurbanı olarak Irak’ın çilesi ve problemi haline gelmiş ve Temsilciler Meclisinde yasaların çıkmasının önünü tıkamıştır. Kerkük sorunu çözülmeden Irak’ta sağlıklı demokrasi ve istikrardan bahsetmek zordur. Kerkük sorunu için sağlıklı bir çözümün Anayasya ve Temsilciler meclisine siyasi dayatmalar yoluyla gerşekleşmeyeceği kesinleşmiştir. Ayrıca Kerkük halkına dayatılan emri vakilerin de sorunu daha da zorlaştırdığı ortadadır.

Kerkük’ün mevcut durumu herhangi bir yasal düzenlemenin uygulanmasına müsait değildir. Tüm tarafların kabul edeceği bir çözüm için ortak bir diyalog zemini oluşturulmalıdır. BM’nin konuyu ele alması bu doğrultuda önemli bir gelişme olarak kaydedilse bile; önerilerinin tarafların eleştirisine maruz kalması bahsedilen ortak zeminin üzerinden hareket etmemesinden kaynaklanmaktadır.

Sorunun tarafları doğru şekilde tanımlanmalı ve Kerkük’te hakim silahlı gücün Irak güvenlik güçleri olmalıdır. Buna ilaveten % 32 formülü uzlaşma ve müzakereler için uygun bir zemin teşkil edeceği düşünülmektedir. Irak’ın sadık vatandaşları olan Türkmenler yeni dönemde de dışlanma politikalarına maruz kalmaktadırlar. Bağdat’ta siyasi temsil hakları kısıtlanmakta ve Irak’ın yönetim kademelerinde yer alamamaktadırlar. Çoğunluğu Türkmen nüfusunun yaşadığı bölgelerde bile Anayasal hak olan resmi dil ugulamasına izin verilmemektedir. Yüzlerce Türkmen okuluna gereken devlet desteği verilmemekte ve Türkmen eğitimi için bir genel müdürlük ihdas edilmemektedir.

Türkmen bölgeleri ihmale uğramış her türlü belediye ve sağlık hizmetlerinden yoksun bırakılmıştır. Bu sıkıntıların giderilmesi için Irak hükümetinin bir takım düzenlemeler yaparak harekete geçmesi talep edilmektedir.Türkmen bölgelerinin güvenliği Irak’ın güvenliğinin bir parçası olup Irak güvenlik güçleri tarafından korunmalıdır. Türkmenler son yıllar içerisinde teröre binlerce şehit vermiş.

Telafer, Emirli ve Kerkük’te katliamlar yaşanmış ancak Türkmen milletvekillerinin güvenlik ile ilgili çağrıları hükümet tarafından cevapsız kalmıştır. Daha fazla kan akmaması için Türkmenler Irak güvenlik güçlerini göreve çağırır ve kendi bölgelerini korumada destek olacaklarını belirtmektedir.

Irak Türkmen Cephesi ülkenin yapılanması ve demokrasinin yerleşmesi için tüm taraflara destek olacağını belirtirken; aradaki sıkıntıları ve problemleri çözmek için başta Kürt siyasileri olmak üzere tüm Iraklı taraflarla diyaloğa açıktır. Kerkük konusu, Erbil’de Türkmenlerin sıkıntıları ve kontrol noktalarında taciz edilen veya tutuklanan Türkmenlerin konusunu da diyalog yoluyla çözüleceği düşünülmektedir.

Irak Türkmen Cephesi Halktan aldığı teveccüh ve destekle 5. Türkmen Kurultayından çıkarken tüm Türkmen güçleri ve toplumunu kucaklayarak hedef birliği, söz birliği ve iş birliği içerisinde bir bütün Irak için çalışacağına söz vermektedir.


5. TÜRKMEN KÜRÜLTAYI DELEGELERİ


14 TEMMUZ 2008