Türkmeneli’nden...Türk’ün dilinden: Türkiye’ye Sitem
Mahir Nakip
9-10 Kasım’da IMPR tarafından Ankara’da düzenlenen ‘’Kürtler, Barış, Demokrasi ve Çözüm Modellerini Tartışıyor’’ toplantısına katıldım. Burada Irak’tan KDP, KYB, Goran ve İslami Kürt Partisi’nin temsilcilerinin yanında, Suriye’den ve İran’dan Kürt siyasetçiler bulundu. Türkiye’den BDP’den de katılım oldu. Bu masum başlık altında her ne hikmetse bütün katılımcılar Türkiye’deki Kürt açılımına hararetle temas etti. KDP adına konuşan Hemin Havramani, Türkiye’nin Kürtler konusunda daha güçlü ve sürdürülebilir adımlar atmasını, demokratikleşme paketi çerçevesinde yasal ve anayasal değişikliklere daha emin ve hızlı adımlarla ilerlemesi icap ettiğini ve Öcalan’ın basınla daha rahat ilişki kurmasının sağlanması gerektiğini vurguladı. İbretle dinledim. Doğrusu aklımdan, ‘Türkiye’den AKP, CHP ve MHP’nin temsilcileri Erbil’e gidip orada Irak Türkmenlerinin sorunları konusunda bir toplantı düzenleyerek Kürtlere bazı tavsiyelerde bulunsalar, Erbil Yönetimi acaba bunu nasıl karşılar’ sorusu aklımdan geçmedi değil. Neyse geçelim...
Derken gündemimize tarihi! Diyarbakır buluşması düştü. Geçen Cumartesi Diyarbakır’da büyük bir buluşma vardı. Gün boyu süren töreni adım adım televizyondan izledim. Yetmedi, günlerdir medyada tartışılan bu konuyu takip ettim. Durumdan vazife çıkaranların, kelime ve ifadelerden mana bulanların ve dillerinin altından baklayı çıkaranların haddi hesabı yoktu. Sayın Erdoğan’ın Kuzey Irak Kürdistan Yönetimi demesi, var olan bir realiteyi ifade etmektedir. TBMM’nin ilk tutanaklarında da bu kelime var. Bunda bir beis görmeyebiliriz. Ama Diyarbakır Belediye Başkanı’na göre bu ifade Türkiye Kürdistan’ını da gündeme getirmiştir, yıllardır Kuzey Irak’ta yaşayan! Arzu Yılmaz’a göre de bu, Rojava’nın da batı Kürdistan olduğunun kabulü demektir. Nitekim PYD iki gün sonra Türkiye sınır kapısına yakın bir binanın üstüne yine kendi bayraklarını astılar. Daha neler ve neler...