Affichage des articles dont le libellé est Taza Khurmatu. Afficher tous les articles
Affichage des articles dont le libellé est Taza Khurmatu. Afficher tous les articles

lundi 20 octobre 2014

TAZEHURMATU ..Türkmen direnişinin destanı


Turkmen Medyasi



TAZEHURMATU .. Türkmen direnişinin destanı

IŞİD terör örgütünden en büyük zararı Irak ve Suriye’deki Türkmenler gördü. Türkmen kasabası Tazehurmatu, yaklaşık 4 aydır sessiz sedasız, hiçbir yerden yardım almadan IŞİD’in tehdidine karşı kahramanca direniyor. Kobani (Ayn el-Arap) için BM dahil kıyameti koparanlar, Tazehurmatu için üç maymunu oynuyorlar.

10 Haziran’da Musul’u ele geçiren IŞİD, kısa süre içinde doğuya doğru ilerleyince, Tazehurmatulular yaşadıkları toprağı koruma mücadelesi başlattı.

Bu sırada Musul’daki mevzilerini terk eden Irak ordusu, Kerkük’ün güneyindeki karakollardan da çekildi. Bu süreçte Tazehurmatu’nun kaderini değiştiren, Beşir köyü oldu. Beşir, Tazehurmatu’na 2.5 km. mesafede ve tamamı Türkmenlerden oluşan bir köy. Saddam Hüseyin döneminde toprakları ellerinden alınan ve yerlerine Sünni Araplar yerleştirilen Beşir köylüleri, 2003’ten sonra doğup-büyüdükleri topraklara geri dönmüşler ve ellerinden alınan ata yurtlarına yeniden yerleşmek için ellerinden büyük mücadele vermişlerdi. Bu süreçte Irak Türkmen Cephesi de Beşir’deki yeniden yerleşim sürecine 100 ev yaparak destek verdi. ITC, bölgenin yeniden Türkmen yerleşimine açılmasında önemli bir rol oynadı. İşte bu durum Beşir’i, IŞİD’in ve çevresindeki Arap köylerinin ilk hedefi haline getirdi.

Mezhep ayrılığı

IŞİD’in saldırısıyla birlikte, mezhep ağırlıklı düşünen Arap aşiretlerinin yol gösterdiği IŞİD, Beşir’i 17 Haziran tarihinde ele geçirdi. Büyük ölçüde eski arazi anlaşmazlıkları ile mezhep çatışmalarına dayalı bir nitelik çatışma Tazehurmatu’nu Musul’un düşmesinden sadece 6 gün sonra IŞİD’le sınır haline getirdi. Tazehurmatu, IŞİD ile burun buruna geldikten sonra bu terör örgütünün birkaç kez saldırısına uğradı. Tazehurmatu’na birkaç kez gece baskını düzenlendi. Gece saldırıları, büyük çoğunluğunu Türkmenlerin oluşturduğu yerel milislerinin gayretiyle püskürtüldü. Bunun ardından terör örgütü militanları, kanas suikast tüfekleri ve “doçka” larla uzun mesafe ateşlerinin saldırısıyla yıldırılmak istendi. Bununla da kalmayan IŞİD güçleri, havan saldırılarında çoğu kadın ve çocuk onlarca Türkmen yaraladı.

Tazehurmatu direnişinin en önemli özelliklerinden birisi Beşir’de olup bitenlerden ders çıkarılmasıdır. Beşir’e IŞİD saldırısı başladığında köyde Irak ordusundan kalma silahlar ve peşmerge güçleri bulunuyordu. Buna rağmen uzun süre direniş gerçekleştirilemedi. Bunun en önemli nedeni peşmergelerin savaşmadan çekilmesidir. Peşmergenin cepheyi bırakması üzerine, halkın katliama uğrama korkusu nedeniyle bir anda köyü tahliye etmesidir.

Beşir’in IŞİD’in eline geçmesiyle Tazeliler, çoluk - çocuk ve yaşlıları, kasabanın dışına çıkarıp, eli silah tutanları seferber ettiler. Böylece Tazehurmatu, sivillerin kendilerini koruduğu bir yerel askeri kampa dönüştü. Tazehurmatu’da başlangıçta kendiliğinden oluşan bu harekete yerel polis gücü ve Kerkük’teki Türkmen Sahva Güçleri’nin de destek vermesiyle IŞİD’e karşı bir cephe oluşturuldu.

El uzatan yok

Kendini savunarak hayatta kalmasına rağmen Tazehurmatu’nda insanlar son derece zor günler yaşıyorlar. Çatışmalar nedeniyle tarım yapılamıyor. Ayrıca evlerin bir kısmı da havan top ateşleri nedeniyle ağır hasar gördüğünden kullanılamaz halde. Özellikle sivil halk, uzun süre bölgeye hiçbir yardım ulaşmadığından şikâyet ediyor. Türkiye’den yardım geldiği iddiaları ise Tazehurmatulu Türkmenlerin, acısını daha da pekiştiriyor. Oysa Erbil’deki Kızılay yetkilileri, Kerkük’e tonlarca yardımın gönderildiğini iddia ediyor. O zaman akla şu soru takılıyor: Türkiye’den toplanan yardımlar doğru adreslere gitmiyor mu? Tazehurmatu’ndaki durum gözlemlendiğinde bu yardımın onlara ulaşmadığı da ortada. Acaba Kerkük’e gönderilen yardımlar, peşmerge tarafından Türkmenlere ulaştırılmıyor mu? Sadece Tazehurmatulular değil, Kerkük’te bu eleştiriye Türkmenlerin yoğun olduğu pek çok yerde rastlanabiliyor.

Tazehurmatu’na Türkiye bağlantılı kurumlar tarafından giden tek yardımı Eylül ayı ortasına kadar Türkmeneli Vakfı gerçekleştirmiş.

Tazehurmatu’nda Türkiye’ye yaklaşım ise aslında Kerkük’teki durumun genelini yansıtıyor. Kerkük’te Türkmenlerin Türkiye’ye yönelik duygularını ifade edebilecek en iyi kelime hayalkırıklığı. Zor durumda Türkiye tarafından korunacağına inanan Türkmenler artık verilen sözlere inanmıyor. Özellikle Şii Türkmenler, Türkiye’nin “mezhepçi bir politika” izlediğine inanıyor. Bir Türkmen’in şu sorusu aslında Şii Türkmenlerin pek çoğunun ortak duygusunun tercümesi olarak kabul edilebilir. “Amirli ve Tazehurmatu Sünni olsaydı Türkiye böyle sessiz kalır mıydı? Bu sorunun yanıtını vermek zor. Çünkü, Türkiye sadece Kerkük’teki değil Musul, Telafer ve Diyala’daki Türkmenlerin de çağrılarına yanıt vermedi. Bu nedenle Türkiye’nin Türkmen politikasındaki eksiklik ve yanlışlıkları mezhepçiliğe bağlamak doğru görünmüyor. Türkmen politikasındaki sorunlar çok daha derinlerde aranmalıdır. Ancak Türkiye, Türkmen politikasını gözden geçirene kadar Türkmenlerin Türkiye’ye duyduğu güvende tamir edilmesi güç yaralar açılacağı söylenebilir.

Tazeli kasabasını kimler koruyor?

* Haşdi Şahabi: Irak ordusunun dağılmasından sonra halk Ayetullah Ali Sistani’nin çağrısıyla oluşan “Halk Yığını (Haşdi Şahabi)” adı verilen silahlı birliklere dahil oldu. Bu birimler, tüm ağır silahlarını kendi aralarından topladıkları paralarla Kerkük’teki silah pazarlarından elde ettiler. Sayıları 600’ü bulan Halk Yığını’nın başında Zeki Muratlı bulunuyor. Birliğin mensuplarının büyük çoğunluğunu Tazeli Türkmenler oluşturuyor.

* Haras Vatani: Tazeli Türkmenler, halen Beşir ile Tazehurmatu arasında sıfır noktasında nöbet tutuyor. Halk Yığını, daha sonra Irak Savunma Bakanlığı bünyesinde bulunan “Ulusal Muhafızlar (Haras Vatani)” denilen yapıya dahil edilerek resmi ve askeri statüye kavuştu.

* Sahva Güçleri: Türkiye’deki koruculuk sistemine benzeyen bir yapıya sahip Sahva Güçleri, Kerkük’te Türkmenlere yönelik saldırıların yoğunlaşmasından sonra kuruldu. Sayısı yaklaşık 700 kişiyi bulan Sahva Güçleri’nin liderliğini Isam Mızrap yapıyor. Aralarında 300 kadar Tazehurmatulu Türkmen’in de bulunduğu Sahva Güçleri, sadece Taze’nin korunmasını değil, aynı zamanda Beşir’in kurtarılmasında da rol oynamaya hazırlanıyor.

vendredi 14 août 2009

Attack against Turkmen existence in Iraq: Tazehurmatu

by Hasan Kanbolat, Director of ORSAM
http://www.orsam.org.tr/en/showArticle.aspx?ID=31

As the guest of honor in the conference named “The role of Turkmens in a New Iraq,” held in Baghdad on June 20, Iraqi Prime Minister Nouri al-Maliki said, “Turkmens were forced to change their identity due to pressure from the Baath regime,” and noted that they “have made great sacrifices for their country.”

While he underlined that these kinds of problems needed to end, he announced that foreign military forces would not be allowed in Iraqi settlement areas and warned that violence could increase because of some circles that did not want foreign forces to withdraw while emphasizing the country's need for unity and collaboration. A leading member of the Islamic Revolutionary High Council and representative of the Shiite Alliance, Shaikh Taqi al-Mawla said Turkmens wanted to adopt a more important role and asked that Turkmens be given their constitutional rights. Also pushing for the districts of Tal Afar and TuzKhurmatu to gain the status of “province,” al-Mawla said Kirkuk belonged to all Iraqis.

Just hours after talking about the possibility of an increase in violence, Tal Afar and TuzKhurmatu gaining “province” status and about oil-rich Kirkuk, a place Kurds want to dominate, a bomb exploded in downtown Tazehurmatu. A suicide truck bomb exploded as worshippers left the Shiite Rasul al-Azam mosque, killing 70 people and wounding close to 200 people.

Tazehurmatu is a predominantly Shiite Turkmen district. Turkmens from Tazehurmatu are intellectual people who have protected their Turkmen identity. The rate of female participation in politics and elections in Tazehurmatu is much higher when compared to other parts of Iraq. Just recently, a march was held in Tazehurmatu protesting the increasing presence of Kurds in the area. Tazehurmatu is an area where only one ethnicity (Turkmen) and one sect (Shiism) is prevalent, making it an ill-suited place to start an ethnic or sectarian conflict.

The real issue, however, is that Tazehurmatu is a border district to Sulaimaniya, which belongs to the Kurdish administration and is within range of Kurdish regional expansion. This is a known scenario. In the past, the same situation emerged in the predominantly Turkmen district of Tal Afar. In a conflict sparked between the Sunnis and Shiites in Tal Afar, which falls under the jurisdiction of the province of Mosul, 3,000 people were killed, 6,000 were injured and around 5,000 families (30,000-35,000 people) fled the area; the economy collapsed. The same game that was played in Tal Afar is being played in Tazehurmatu. The game is starting conflict to foment violence and instability and thereby ruining the economy and forcing the Turkmens to flee. In this way a Turkmen presence is removed in an area that has the potential to become a province and is in close proximity to the Kurdish administration.

The bloodiest attack of this year in Iraq was the attack in Tazehurmatu. But the incident did not get the attention of the world media it deserved. Although Tazehurmatu is a Turkmen-rooted settlement area, the attack did not get much attention from Turkey, which is actually a very sensitive country when it comes to the Palestine issue in the Middle East. When a Palestinian suffers the slightest injury, everyone in Turkey takes a stance. However, Turkish people and politicians have not shown the same sensitivity to Iraq and the Iraqi Turkmens as they show to the Palestinian cause and Gaza. Foreign Minister Ahmet Davutoğlu's visit to Iraq, which was scheduled to commence on June 22, has been postponed indefinitely. Republican People's Party (CHP) leader Deniz Baykal has said he will visit Iraq in the fall. Visits by these two leaders are going to be a ray of hope for Iraqi Turkmens, who sincerely believe in the unity and democratization of Iraq.


*This article was first published in Today's Zaman on 23 June 2009.


June 24 2009
Hasan Kanbolat, Director of ORSAM

samedi 20 juin 2009

Explosion dans la ville turkmène de Taza Hurmatu - Cui bono?



Attentat devant une mosquée dans la ville turkmène de Taza Hurmatu, située dans la province de Kirkouk.

Il y a 55 morts et 170 blessés, selon un nouveau bilan de la police

20 juin 2009

L'explosion s’est produite juste après midi, peu après la prière de la mi-journée, alors que les fidèles quittaient la mosquée dans la ville de Taza Hurmatu. La mosquée et huit habitations voisines ont été soufflées par l’explosion.

Les habitants du quartier se sont joints aux sauveteurs pour tenter de dégager, souvent à mains nues, les personnes prises sous les décombres.

Une enquête a été ouverte pour savoir si le camion piégé était conduit par un kamikaze ou s’il était stationné avec une explosion commandée à distance, a précisé le général Jamal Tahir, chef de la police à Kirkouk.

La télévision TURKMENELI TV s’est immédiatement rendue sur la scène de l’attentat. Le Dr. Sadettin Ergeç, Président du Front Turkmène irakien a fait une déclaration, s’adressant au premier ministre irakien et aux responsables du gouvernement irakien il leur a demandé d’assurer la protection des Turkmènes qui sont la cible de groupes armés car ce n’est pas la première fois que les Turkmènes sont victimes d’attentats à la bombe, il a rappelé les attentats dans les villes turkmènes d’Amirli, de Tuz Hurmatu, de Telafer, de Kirkouk, etc.

Soit les responsables du gouvernement assurent la protection des Turkmènes qui n’ont pas de milices armées, soit ils doivent leur donner les moyens d’assurer leur propre défense.

BOMB EXPLOSION IN THE TURKMEN CITY OF TAZA HURMATU



TURKMENS TARGETED IN TAZA HURMATU

June 20, 2009

A bomb which was placed in a truck exploded outside a mosque in TAZA HURMATU earlier today, causing many victims and injuring over 120 people.

Dr. Sadettin Ergeç, President of the Iraqi Turkmen Front, has appeared on Turkmeneli TV, he said that it is not the first time that Turkmens are targeted, there have been bomb explosions in Taza Khurmatu before, also in Telafer, Amirli, Tuz Hurmatu, Kerkuk, etc.

Dr. Ergeç addressing the Iraqi Prime Minister and the Iraqi government authorities demanded that they either provide adequate protection for the Turkmens or that they give them the means to defend themselves.

It’s a scene of nightmare, people using their bare hands to search for victims under the rubble.
The wounded are taken to the nearby hospital, children are among the injured.
Doctors have launched and urgent appeal for people to come to the hospital to give some blood.

Turkmeneli TV live coverage:
ttp://turkmenelitv.com/v5/index.php?option=com_wrapper&Itemid=34