vendredi 26 novembre 2010

Talabani Invents a New Constitutional Clause, by Reidar Visser

Posted by Reidar Visser on Thursday, 25 November 2010 21:02


The BBC managed to create a story from Iraq today: “Iraq is moving one step closer to forming its next government”.

The intrepid Gabriel Gatehouse identified developments as “important”.

An Iraqi was interviewed and expressed hope that Nuri al-Maliki would form a government that would be “professional… and free from sectarian quota-sharing (muhasasa ta’ifiyya).

The BBC elected to not translate the latter part of the comment, preferring instead to serve more traditional fare: “Government to include Sunnis, Shiites and Kurds” shrieked a rolling headline.

In actual fact, today’s “development” in Iraq was entirely uninteresting, save perhaps the fact that it managed to delude the world’s so-called leading news provider (again). The truth is that President Jalal Talabani today repeated exactly what he did on 11 November: He charged Nuri al-Maliki with forming the next government.

There is absolutely no constitutional basis for first charging Maliki once and then doing it all over, supposedly in a more “official” way, 15 days later. Talabani could have waited 15 days before naming anyone, but he didn’t. Constitutionally speaking, his action today is completely bid‘a (innovation) and arguably unconstitutional.

Everyone knows that the real reason Talabani did this was to give Maliki more time to form the next government, ostensibly 30 days, but everyone knows that that deadline, in turn, will be violated too.

Perhaps more interesting as an indication of where we are headed is the announcement today by Ali al-Allaq of State of Law that new ministries will be created!
Of course they will. That is not to serve “Sunnis, Shiites and Kurds” as per the hapless BBC headline, but to satisfy the requirements of greedy politicians claiming to speak in the name of those communities.

http://gulfanalysis.wordpress.com/2010/11/25/talabani-invents-a-new-constitutional-clause/#comments

mercredi 24 novembre 2010

The President of the Republic of Turkey, Abdullah Gül, received Iraq Turkmen Front Turkey Representative Hicran Kazancı


Hicran Kazancı at Çankaya Palace

24 November 2010


The President of the Republic of Turkey, Abdullah Gül, received Turkmen Front Turkey Representative Hicran Kazancı at the Çankaya Palace.

At the reception, President Gül said that the executed activities and statements were very positive. President Gül said that efforts to support the Turkmen and stability in Iraq will continue.

Mr. Kazancı thanked Presidential Chief Advisor Erşat Hürmüzlü and Presidential Advisor Özcan Şahin who were also present at the reception for the interest and concern given to the Turkmen’s cause.

Kerkuk.net

Erbil Irak Türklerin ikinci Şehridir, Sadun Köprülü


Erbil Irak Türklerin ikinci Şehridir


Sadun KÖPRÜLÜ




Irak Türklerinin Kerkük şehrinden sonra, Öz Be Öz ikinci Türk Şehri sayılan Erbil şehri günümüzde Bölgesel Kürt Yönetiminin başkenti halına gelmiştir.

Erbil Kürtlerinin baskısı altında Mesut Barzani tarafından işgal altında yaşamaktadır .


Yüce Tarihli bir Türk şehri olan Erbil uzun yıllardan beri Zagros Dağları’nın eteklerinde, Aşağı ve Yukarı Zap suları arasında kurulan tarih boyunca atabeylerin büyük uygarlık devletleri ile tanınarak, toprağı Türklükle coşan, her bir yeri Türk olan kurmuş olduğu devletlerinin Irak’ı uzun yıllar hüküm eden bir Türk şehridir.

Irak Türklerin tarihini incelemiş olursak Irak'a giriş tarihleri, Türklerin Anadolu'ya girmeden daha önceye uzanmış olduğunu görürüz, Irak’ın kuruluşundan öncede Türkler bu topraklarda yaşamışlardır H. 54 yıllarında sonrada Türkler Abbasiler döneminde çoğunluk olarak
Defalarca Irak’a yerleşerek ve Sultan Tuğrul Bey'in 1055 yılında, Oğuz boylarından oluşan ordusuyla Irak'a girerek,
Özellikle Irak’ın Kuzeyinde Atabeylikler kurulmuşlardır.

Bu Atabeyliklerden Musul Atabeyliği (1127-1233) ile Erbil Atabeyliği (1144-1233) dır.

Ve Muzaffereddin Gökbörü 1190 yılından, 1233 yılına kadar 43 yıl Erbil’de hüküm sürerek, bu dönem Erbil Türkleri için en
Önemli altın bir çağ dönemi sayılmıştır. Sultan Muzaffereddin
Gökbörü, Atabeyliğin payitahtı olan Erbil'in surlarını ve çarşılarını yeniden inşa ederek, büyütmüştür.
Böylece Erbil şehri Muzaffereddin Gökbörü, ve Moğollardan sonra Celayirliler, Karakoyunlular, Akkoyunlular,
Safeviler ve birinci. Dünya Savaşı'na kadar Türk Osmanlıların yönetimi altında kalmıştır.

Şehrin en eski yerleşme merkezi tarihi Erbil kalesidir, Ayrıca Muzaffereddin Gökbörü tarafından yapılanı cami ve medreseler minaresiyle belli olan millet arasında "Çöl adıyla tanınan bu Minare günümüzde 37 metre olarak durmaktadır.

Erbil Kerkük şehri gibi tanınan bir Türk şehri olarak önemli bir kültür ve sanat toprağıdır tarih boyunca birçok şair, yazar bilgin ve sanatkâr yetiştirmiştir

Erbil eskiden kurmuş olduğu devletlerle Irak Selçukluları yönetiminden sonra 1144 tarihinden Beytekin hanedanından Küçük Ali'nin ve Erbil Atabeklerinin uzun süre başkenti olarak tanınmıştır.

Erbil Müzaffereddin Gökbörü
Döneminde (1136-1190) tarihinde imar edilerek Erbil şehri iki yandan gelişerek, Aşağı Erbil ırmağı kenarında geniş bir alana yayılarak, Yukarı Erbil bir tepe üzerinde kale içine kurulmuştur.
Ve Kalenin duvarları eski kalıntılar üzerine Müzaffereddin Gökbörü tarafından yeniden inşa edilmiştir .

Gökbörü döneminden sonra Erbil şehri Abbasiler tarafından hüküm edilerek, ve Erbil, Moğolların hükmü altına geçerek, uzun süre acı karışık ve sıkıntılı dönemlerde yaşamıştır.

1849'da tarihinde tamir edilerek
Gökbörü, devletinin ve saltanatının Yurdu olarak İslâm dünyasında büyük bir önem kazanmıştır.

Aşağı Erbil'de yüksek minareli bir ulu cami, bir medrese, 4 dârûl-aceze, dul ve öksüz, kimsesiz yurtları yaptırarak şehirde Türk izleriyle donatmıştır.

Erbil merkezi, büyük bir ticaret o dönemde olduğundan dolayı 1309 (Rumi) Musul Salnamesi'ne göre, 4.000 nüfuslu kasaba içinde milletinin Türkçe konuştuğunu, 2 cami, 10 mescit, 6 medrese, 5 çocuk okulu 5 dârûl-aceze, 1 kışla ve 3 hamam bulunduğunu yazmaktadır, Şemsettin Sami Albeni ve tüm tarih kitaplarında Erbil şehrinin bir Türk şehri olduğunu kanıtlamaktadır,

Bugün durum tam değişerek 1991'dan günümüze kadar Erbil Talabani ve sonradan Barzani Kürtlerin baskısı altında kalarak, yüzde yüz bir Türk şehri olarak Kültleşme politikası tüm hızıyla sürmektedir.


Özelikle Erbil Türk Şehrinin demografik yapısı 1970 yıllardan beri değişmeye başlamıştır ve günümüzde Irak Türkleri Kürtlerin şehre akımı yoğunlaşması hızla gelişmelerine, yerleşmelerine rağmen Türkler yine çoğunluktadırlar.

Erbil’in Kuzeyi büyük Zap’ın Güneyi ise küçük zapın geçmesiyle Erbil bölgesinin verimli toprağıyla ortalık güzel bir alanı Irak’ın en güzel yerini yazlıklarını yeşillik bir çevreyi, doğalı kapsamaktadır.
Sahip olduğu şirin toprağı havası can yakıcı güzelliği insanlara umutlar vererek, yaşamın tadını göstergesidir. Tarım alanında çok zengin olarak ürünleri Buğday, arpa, darı, tütün yetiştirtmektedir.

Şehrin kırsal kesimlerin de küçükbaş hayvancılığının var olduğunu görmekteyiz.
Erbil geniş bir toprağı ile yolun üstünde olan şehirlerimizden olmakla konumu gerekçesiyle Musul, Bağdat ve Basra yollarıyla bitişme noktası olmasıyla ayrıca karayolu ile İran’a yakın olmasıyla öte yandan Türkiye topraklarına yakın sayıla bilinir ve bu nedenle Erbil şehri stratejik önemini yerini korumaktadır.

Erbil şehrinin konumunun nedeni ile tarım alanında elverişli büyük alanda ziraat ürünleri olmaktadır.
Ve Bölgede tarımsal üretim ulaşmaktadır, Temel üretim yetişmekle ayrıca birçok tüketimlerini bugün Türkiye’den sağlamaktadır.

Son günlerde Irak’ın kuzeyinde çıkan Petrol yasasının uygulanmasıyla birlikte Kürt yönetimin elinde olan Erbil Türk şehrinin büyük gelir kaynağından kendisi yaralanmaktadır..

Bölgede hızlı yatırım yapılarak, tarım, gıda beyaz eşya ve Kırtasiye başka ürünler bölgeye girmekle ticaret konut ve yapınma alanda günümüzde Kuzey Irak Barzani yönetimi yatırımı Türkiye Habur sınır kapısından kendisi yararlanarak ve bölge genişlemektedir.
ayni halde Zaho ve Dahuk dahil olmakla tüm Türkiye’nin ticareti bugün onların gözetimi altında olarak kendileri ister sinirden ister ticaretten tüm geliri elde kendileri etmektedirler..

Öte yandan Mersin limanından ticaret yaparak Türkiye’de çok sayıda Şirket fabrika, firmaları bulunmaktadır. Ve Irak Türkleri bu gelirden bu Ticaretten yoksun kalmaktadırlar çünkü tüm alan onların denetimi altındadır.

Bugün Erbil 2003 Saddam düştükten sonra, geniş bir bütçeyi elde ederek, kazancını Türkiye’den alarak, tüm alanda gelir tam olarak Kürt yönetiminin yoluyla kaynaklar sağlanmaktadır.

Irak’ın kuzeyinde yeni yapılanmalar yeni yollar ve yeni konut yapılanmaları hızla uygulanmaktadır.

Bölgeye iyice baktığımızda Mesut Barzani Türkiye ve Kuzeyde buluna tüm şirketlerde yarı yarıya pay alarak ortak olmaktadır.

Göze çarpan şehirde ve bölgede yeni binalar, alışveriş merkezler, yollar ve havaalanı yapılması çok önem taşmaktadır.

Ve birçok sayıda İnşaatların bitmesi firmaların, fabrikaların bölgede görünmesinin tek nedenini araştırsak kısa süre Mesut Barzani Türkiye’den elde etmiş olduğu para kaynağı bunu göstermektedir.

Mesut Barzani tün önde gelen Ortadoğu’nun varlı zenginlerinden biri olmakla Erbil şehrinde Türkiye yanında ABD, Lübnan, Fransa, İngiltere, İran, Almanya, Suudi Arabistan, Kore, İsrail, Japonya ve Çin şirketleri farklı alanlarda çalışarak yatırımlar yapmaktadır.

Bu hizmetlerden Kuzey Irak yalnız Kürt milletlerinin kalkınması refaha kavuşmasını göstermemektedir.

Çünkü tüm çıkarı Barzani yönetimi elde etmektedir ve yaralanmaktadır.

Bugün tüm gelir ve parayı elde eden ve kendi elinde tüm hazine sevinci mutluluğu Refahla yaşayan her şey bugün tüm kazanç belirli bir zümrenin elinde olduğunu söylemek gerekmektedir.

Bunların başında ilk Barzani ve Aşireti gelmekle,
kuzey Irak’ta kaçakçılık ön plan da gelmekle, elektronik ve telekomikasyon ürünlerinin hep onların yoluyla ucuza satılarak, tüm gelir onlarda kalmaktadır.

Irak’ın Kuzey Bölgesini iyice incelemiş olursak çok karışık bir etnik yapısı bulunmaktadır, Kuzeyde ağırlıklı olarak; Türkmenler, Araplar ve Kürtler, Hıristiyan ve Yahudiler yaşamaktadırlar.

Erbil Milletinin yüzde yüzü Türk olmasına rağmen birçok Kürtler ve Araplarda ticaret için şehirde yaşamaktadırlar, millet eskiden olduğumu gibi günümüze kadar izi kalan şehrin en eski yapısı olan kale yakınında yer alan çarşılarda ve kapalı çarşıda bulunmaktadırlar.

Her yerde Gençler, millet Türk müziği dinlemekte. Ağırlıklı olarak Türk televizyonlarını Türk dizileri izliyorlar.

Öte yandan Erbil Irak Türkleri Türkiye’ye bir hayranlık ve büyük sevgileri vardır, çok sayıda yerli şairleri ses sanatkârları Türkçe şarkılar, Türküler söylemektedirler.

Kuzey Irak yönetimi ne kadar Terör PKK eylemlerine sözde karşı olursa bile bölgede barındırmakla yataklık yapmaktadır onlara
Günümüzde terör örgüt PKK’nın kuzey Irak bölgesinde etkin bir ağırlığı bulunmaktadır.

Barzani ise bölgenin ekonomik durumundan dolayı Türkiye’nin destek yardımını kayıp etmemek için ara sıra bir bölüm açıklamalarda bulunmakla Türkiye’ni kazanmak isteyerek, öte yandan Türkiye’nin askeri operasyonların bölgede yapılmasına karşı olarak operasyonların yapılmasına tepki göstermektedir.

PKK’ ise Kuzey Irak yönetimi sesiz kalmasına karşı bölgede Terörist PKK irtibat ofisleri kapları radyo evleri yapmaktandı sürekli faaliyetleri sürmektedir. Terör örgütü tüm ihtiyaçlarını bugün Erbil’den karşılamaktadır, çünkü Kandil Dağı ile Erbil arası yaklaşık 3 saattir. Ve Erbil de yaşıyorlar ve Irak’ın kuzeyinde barınmaktadırlar.

PKK Erbil ve Musul bölgesinde bile güçlenmiştir. Durumun Musul da karışık olduğundan dolayıdır. Ayrıca Suriye’den Kandil Dağına gidenler yol olarak Musul yolunu kullanmaktadırlar

Erbil şehri Kerkük, Musul şehri gibi bir Türk şehridir
Ve Türk kimliklerini vermiş oldukları şehitlere karşı korumaktadırlar, buna karşı Barzani’nin sinsi politikası Erbil Türklerini silmek için yoğun şekilde çaplarlarla çalışmalarını sürdürmektedir.

Erbil’lin her yerinde yaşayan Türkler bugün en eski yerlerinden olan kale içerisinde yer alan Türklerinin yaşadıkları yerler boşaltılmaya uğraşıyorlar.
Şehrin Türk olduğunu kanıtlayan kitapları kütüphanelerden alarak yakılmıştır.
Dillerinin Türkçe olmasına karşın Türkçeye yer verilmemektedir, ayrıca Erbil milleti Türk olarak tümü Türkçe konuşmaktadırlar.

Asimilasyon Saddam döneminde olduğu gibi peşmergeler
Barzani tarafından baskıları sürerek, Türkçe konuşmak yasaklanarak, Türkçe okullar kapatılarak ve birçok sayıda Türkmen kuruluşlarının önce olduğu gibi bugün olmaması onlara el koyulmasıyla Türk dil birliğinin yok edilmektedir.
Ve Türklere karşı büyük asimile çalışmaların yoğun bir baskıyla yapıldığını görmekteyiz.

Yönetim Barzani elinde olduğu günden öteki Irak Türk bölgelerinde olan saldırılar patlamalar bu bölgelerde yoktur her yerde güvenlik uygulanmaktadır.

Erbil Şehrinin güvenliğini peşmergeler sağlamakta. Her yerde güvenlik noktaları bulunmaktadır.

Ayrıca Peşmergeler yanında Barzani Polis- Asayiş- Açil Müdahale ekipleri-
Özel Birlik ( Zawita )
Peşmergeler

Peşmergeler içinde PKK üyeleri bulunmaktadır. Peşmergeler her türlü eğitimi ABD ve İsrail tarafından almaktadırlar.

Peşmergelerin hepsi devlet tarafından maaş almaktadırlar.


peşmergeler yanında, Parastina istihbarat örgütü ise İsrail tarafından silah eğitimi almaktadır.

Barzani’nin bölgede dış istihbarat servisi yoğun olarak faaliyet göstererek. Özellikle Mosad ve CIA açık olarak çalışmaktadırlar.

Alman, İngiliz, Farense, İran yardımcı olarak istihbarat alanında faaliyet göstermektedir.

Erbil şehrinde ve bölgede okuma yazma Türklere karşı oranının çok yüksektir başkalarında ise çok düşüktür, Türk olmayanların çoğu büyük bir bölümü imza bile atmıyor Erbil’de ise üç Üniversite Gülen Cemaatine bağlı Işık Üniversitesi, eğitim yapmaktadır.

Erbil Türkleri uzun yıllardan bu topraklarda yerleşerek, büyük bir tarih uygarlığa sahiptiler, bu yerlerde bu topraklarda Türk devletleri Atabeyler, Karakoyunlu, Akkoyunlu devletleri gibi çok devletler kuran Türk milleti tarihten önce bu topraklar kendi toprakları olarak tanınmışlardır.

Erbil Türklerinde çok sayıda Aşiret, oymaklar, boylar görünmektedir, bu şehirde büyük katkıları olarak kültürlü aydın insanlar devlet adamları yetirmişlerdir, tanınan aile, aşiret oymak boylarından Doğramacı, Bayatlı, Akkoyunlu, Karakoyunlu, Kocalar, Kocabaşı, Terzi başı, kasaplar, Kasap başı, Ağalar, Asefler, Demirci, Bezirgân, Saatçi, Çavuşlar, Zade, Şahlar, Küçük molla, Şahlar, Şehler, Atabeyler, Gök börülar,

Altunçular, Aslanlar, Kaymakçılar, Bayraktar, Alemdar, Baklavacı, Kaleli, Kardeşler, Küreçi, İlhanlı, Sepzeçı, Almaz, Çelebi, Nohutçu, Üzeyir, Azeri, Akbaş, Ayvaz, Kalender, Samancı, Neftçi zade, Çaycı, Pasavancı, Bahçeci ve başkaları.

Erbil Türkleri dünya çapında tanınan ses sanatkârı bulunmaktadır, güzel sesleriyle makam, Hoyrat, Kerem, uzun hava, gazal şarkı, türkülerde değer ön kazanarak, Türkiye ve Irak’ın her yerinde adları şanları, sesleri bilinmektedir.

Bunlardan Şahaba, Cemile, Şevket Mişko, , Hamit Küreci, Cemil Kapkapçı, Haydar Abdurrahman Bakkal, Mehmet Ahmet, Hardan, Celal Erbilli, Hac Abdullah Defzen, Nurettin Asafli, Bahset Halup kasap, Şakır Benna, Celal Çakmakçı, Mehmet Âşık, Nurettin Erbilli, Fuat Osman, Faik Bezirgan, Yaşar Mişko, Selim Fatah, Yunus Hattat, Yunus Mahmut, Setrettin Erbilli, Sinan Erbil, Mağdit Şah oğlu, Mehmet Ferit, Seyfi Azeri, Heyvaz
Küreci, İmad Kasap, Azat Kasap, Cemşir Beşir Üzeyir ağa, Cemşir Fitirci, Yunus Tütüncü, Erbil Kızı, Havar Bezirgân ve başkalar.

Ayrıca Erbil Türklerinde çok aydın yazar, şiarlar, bilginler, Din adamları, politikacılar kendilerini milletleri için adayarak birçok projeler çalışmalar yapmışlardır bunlardan Erbil Sahibi Muzaffereddin Gökbörü, Rahmetli İhsan Doğramacı birçok alanda yatırımlar Türkçe okullar, hastane yaparak çok sayıda öğrenciler okutarak yetirmiştir.

Yusuf Garibi, Haşim Nehit Erbil, Cercis Bahçeci, Nesrin Erbil, Sanan Kasap, Salah Mardan, Cahit Burhan Doğramaci, Kanı Abduulcebbar, Nüzhet Yahya, Naci Yunus, Gavsi Hac Abduulah, Hamdi Muhammet, Hazani Haydar zade İbrahim, Şeh Ali, Şeh Esat Muhammet Abdurrazak Ağa, Süreyya Ahmet, Harabı Mehmet, Yakup Ağa, Namı Abdullah, Adnan Kasap, Mahmut Kasap, Ferhan Coşkun, Diyar Erbil, Allah Verdi Erbilli, Cemal Öksüz, Hüsam Hasret, Esat Erbil ,Reşat, Sedat Erbil,vAydın Aslan, Nihat İlhanlı, İhsan Terzi oğlu, Ömer Akbaş, Yaşar Altın parmak, Burhan Yaralı, Şirzat Şeh oğlu, Amir, Delir Kasap, Dilşat, Azat Terzi oğlu,Şemsettin Vali
Erbilli, Himdat Terzi, Mehmet Abdullah, Ganim Fatah,
Kenan Saka, Nazım Saih, Sami Hattat, Nurettin Musullu, Mazin Hasan, Taife Kasap, Kemal Latif, Hüsam Kaleli, Abdullah Hattat, Selam Terzi, Sittar Neccar, Fuat Terzi, İmad Terzi, Azat Kasap, Serhenk Kasap, Serdar İhsan, Riyaz Demirci, Ercüment Terzi, Muhattın Kahveci, Yaşar Abdullah, Rüştü Kalalı, Mehdi Ali, Ahmet Kalalı, Adnan İrfan, ve başkaları.

Politika alanında uzun yıllar Erbil Türkleri çok sayıda kuruluşlar partilerde göreve katılarak ön sırada yer almışlardır, kimi günümüze kadar dava alanında çalışmasını sürdürmektedir.

Kimi uzaklaşarak kimi ise Türkmen alanından başka alanda çalışmaktadır, umarım kucaklarını tüm Irak Türklerine açan Erbilli kan kardeşlerimiz önceleri nasıl davaya kendilerini adadılar bu uğurda şehitler, kanlar verdiler umudumuz milli davadan uzaklaşanlar tekrar Anne topraklarına sarılsınlar, onlara Erbilin anne kucağı açıktır millet her zaman yiğitleri, kahramanları, temiz insanlar bağışlayacaktır, bağrına basarak savunacaktır, bir olalım varlığımızı kuralım gösterelim.

Politika alanda uzun yıllar çalışan Erbil Türklerinden Ferit Çelebi, Mahmut Ahmet, Sanan Ağa Kasap, Serdar ağa, Sinan Çelebi, Mahmut Çelebi, Münazil, Basil Sebzeci oğlu, Azat, Seyfettin Küreci, Seyah Küreci, Nihat İlhanlı. Kenan Şakır, Vecit Şücaaddin, Aydın Maruf, Nezhet Abdulganı, Dr Ömer, Fuat Çakmakçı ve yedi yıl Mesut Barzani Asayiş hapishanesinde kalan Emir İzzet ve başkaları.

Erbil Türkleri Saddam rejimi düşmeden önce Irak’ın kuzeyinde 1990 yıllarından mücadelecini sürdürerek çok sayıda okullar Türkmen kuruluşları, Irak Türkmen Cephesi Türkmen partileri kurultaylarını, çalışma, faaliyetleri orada başlatarak, Akıncılar ordusunu kurarak davamızı savunmuşlardır.
Türkmen yayın, basın medya televizyon radyosu ilk defa Erbil şehrinde açılarak, kurulmuştur ve Türkmen bölgelerinden gelen tüm Türkmenleri karşılayarak gönlülerine basarak, evlerine tüm Irak Türklerine açmışlardır konak etmişlerdir,

Irak Türklerinin Milli, Cephe bayrağını tüm dairelere, binalara, caddelere, evlere, sokaklara asarak, milli mücadeleleri canla vermiş oldukları şehitlerin kanlarıyla başlatılmışlardır.

Erbil Türkleri her zaman iki baskı altında yaşıyordular bir Kürt partilerinin baskısı birde Saddam rejimin acı sinsi politikasıyla, bugün tüm acılara karşı onlar için Barzani asimilasyon durumu sürmekle birçok Türkçe eğitim yapan okullar kapatılarak, Radyo, Televizyon, medya basın yayın, dergi, gazete, kitap bastırma hep ortadan kalkarak tarihe kavuşmuştur.

Erbil Türklerine karşı günümüzde tam olarak Kürt politikası tüm yönüyle uygulanmaktadır.

Erbil Türkleri Mesut Barzani ve Saddam rejimi ikilisi
Birlikte 31 Ağustos 1996 tarihinde acımasız bir politika uygulayarak kıyıcı Mesut
Barzani rejimi dikta Saddam rejiminin isteği üzerine çok sayıda Erbil Türklerini tutuklayarak, Saddam
Rejimine teslim ederek
Acımadan aşağıda adları geçen
Erbil Türk kardeşlerimizi idam etmiştir bunlardan.

1-Aydın Şakır Irak’lı
Kerkük–1936 doğumlu
1998- Bağdat gizli servis tarafından idam olmuştur.
2- Ferhat Kasım Kerküklü
Kerkük 1946 doğumlu
3-Ayad Vahit Sadullah
1960 Erbil doğumlu
4- Ali Hasan Acemoğlu1965,24.07 Kerkük doğumlu 1997-idam olmuştur.
5-Abdulrahman Bakkal oğlu 1972 Kerkük doğumlu
6- Ali Yaycılı 1971.24.07 Kerkük -doğumlu 1997 idam olmuştur
7-Ahmet Nureddin Kayacı
1976, 24.07 Kerkük doğumlu1997-idam olmuştur.
8-Mehmet Reşit Tuzlu 1953 Tuzhurmatu doğumlu
9- Mikail Şahbaz Samet
1973 Erbil doğumlu
10- Tarık Faik Nureddin1970 Erbil doğumlu
11- Sirvan Ahmet Abdulkadir
1960 Kerkük
12-Muinin Muhammed Emin1947 Erbil doğumlu
13- Halit İbrahim Ahmet1945 Erbil doğumlu
14- İbrahim Abdulrahman1964 Erbil doğumlu
15- Mazin Faruk1968 Erbil doğumlu
16- Necmeddin Nureddin1937 Erbil doğumlu
17- Şakır Zeynelabdin
18- Neşet Faysal Abdullah1960 Erbil doğumlu
19- Şirzat Yusuf Aziz1954
Erbil doğumlu
20- Şahin Yunus Mahmut
21- Hacer Andulgani Şahap
1972 Erbil doğumlu
22- Halit Abdullah1974 Erbil doğumlu
23- Nasret Halil Abdullah 1977 Erbil doğumlu
24- Yılmaz Yusuf Halil Muhyeddin1969 Kerkük doğumlu
25- Ayad Ahmet1963 Kerkük doğumlu
26- Abdulrahman Kaleli1974 Kerkük doğumlu
27-Haydar Erbinli Erbil doğumlu
28-Abdulmünim Samet Emin1947 Erbil doğumlu
29- Şaban Şahbaz Samet Erbil doğumlu
30- Şivan Şahbaz Samet Erbil doğumlu
31- Ramazan Cemal Kerim Erbil doğumlu1997 idam olmuştur.
32- Fuat kazım Nazım1997 idam olmuştur
33- Adil Bekir Selim Erbilli Erbil doğumlu
34- Şer Bekir Şakır Erbil doğumlu
35- Ali A Abdullah1965 Kerkük doğumlu
36- Faris Hadi
37- Emir Kerim Ali1997 Ekim ayında idam olmuştur.
38- Çetin Kerem Köprülü Altunköprü doğumlu
39-Murat Erbil’li
40- Mümtaz Erbil’li

Ayrıca farklı tarihlerde Kürt peşmergeler tarafından çok sayıda Erbil Türkleri şehit olmuşlardır bunlardan

1-Murat Hasan
2-Leyla Cemil
3-Avukat Rüştü Tahsin Saraçoğlu
4- Abdul haclık Felah
5-Halit İbrahim Köpeçı
6-Yasin Kasap
7-Aydın İzzet Kaymakçı
8-Söner Esat Terzi başı
9-Cesim Murat
10-Ferhat Nurettin
11-Aydın Abdülaziz Neftçi
12-Gül Annem Terzi oğlu
13-Abdullah Adil Hurşit
14-Feridun Fazıl Mehmet
15-Marivan Ahmet Erbilli
16-Fuat Kasım Nedim
17-Emir Kerim Ali
Ve başkaları

Not: 31 Ağustos 1996 tarihinden önce bende Erbil Enformasyon ve Türkmeneli gazetesini ilk defa olarak Türkiye Türkçesiyle yayınlamış olduğum ve başyazar olarak çalışırdım, önceden eski Türkçe olan gazeteyi Sayın İsem Tarzı başı ve Müayat Kara şahin beyle birlikte çalışıyordum, Erbil katliamından iki hafta önce İstanbul Türkiye’den gelen bir mektup üzerine ilgili makamın isteği ile Türkiye’ye giderek, bende o sırada Erbil şehrinde olsaydım şimdi idam olmuştum Allah’a şükür Yusuf Karacanın yardımıyla Türkiye’de bulunuyordum, Mesut Barzani Saddam rejimine Erbil Irak Türklerini teslim ettiği sırada, bende onlar gibi bu milli dava yolunda şehit olsaydım ne mutlu bana mezarları nurla dolsun yerleri Cennet olsun. İnşallah şehitlerimizin kanı yerinde kalmayacaktır Ulu Tanrı Saddam’dan haklar alındığı gibi birde öteki kıyıcılardan alınacaktır.


samedi 20 novembre 2010

Press Statement: Iraq Ministry of Construction and Housing delivers Iraq’s National Housing Policy in cooperation with UN-HABITAT

7th November, 2010. Baghdad

- As a result of UN-HABITAT’s assistance to Iraq’s Ministry of Construction and Housing, a National Housing Policy was prepared which aims to address Iraq’s housing shortage, currently estimated at approximately 2 million units. The pro-poor policy was prepared through a consultative process over 18 months, involving a range of Government and non- Government stakeholders, with the support of national and international experts.

The policy shifts the Government of Iraq’s emphasis from being a primary provider of housing to enabling the scaling up of housing delivery through supporting the engagement of private sector and other actors in the sector. The policy was launched by the Ministry of Construction and Housing on World Habitat Day October 4th 2010, and officially endorsed by the Cabinet of Ministers Session 43 on 2nd November 2010.

The Cabinet of Ministers requested all concerned ministries to take action to work in accordance with the Policy and its Implementation Plan. Mr. Istabraq Al Shouk, Senior Deputy Minister for Construction and Housing stated that “The Ministry of Construction and Housing appreciates a healthy cooperation with UN-HABITAT, which has led to this significant achievement in the development of Iraq’s Housing Sector.” Doudou Mbye, Head of Mission for UN-HABITAT Iraq stated that “UN-HABITAT intends to continue supporting the Ministry in the preparation of legislation, institutional and technical actions as needed in order to implement the Housing Policy.”


The policy and more information on the housing sector can be found on the Iraq Ministry of Construction and Housing website, www.moch.gov.iq

Doudou Mbye
Head of Mission
UN Habitat Iraq Programme
Amman, Jordan

Istabraq Al Shouk
Senior Deputy Minister
Ministry of Construction and Housing
Baghdad, Iraq

http://www.uniraq.org/newsroom/getarticle.asp?ArticleID=1448

jeudi 18 novembre 2010

Allawi says government would not last long

Allawi, interviewed in London, said he did not expect the accord to lead to a stable government because it would not be the power-sharing administration it had been portrayed as.

"The formula for power sharing has been distorted and the issue of devolution has been distorted so I am not sure whether a coherent government (can be formed)," he told Reuters.

"Still we have some time to discuss issues and to see if this will happen or not," he added. Asked if the government could last long, he replied "No".

OIL
He said he would not join a new cabinet. "I am not going to be part, in any case, of the council of ministers. It is not currently suggested or offered or the Iraqiya list want me to be a member".
He said he had not decided whether to accept the new senior role offered to him.

Allawi played down the walkout from parliament by members of his bloc last week, saying the disagreements behind it had been settled.

Allawi, who said he was in London for his daughter's wedding, added that he would not return to Baghdad for the opening of parliament on Nov. 21.

Iraq needs a stable government to rebuild infrastructure and exploit its vast oil wealth while violence ebbs, seven years after the U.S.-led invasion that ousted dictator Saddam Hussein.
Under the power-sharing deal, politicians divided the three top posts -- prime minister, president and speaker of parliament -- among the main ethnic and sectarian political blocs.
http://af.reuters.com/article/energyOilNews/idAFLDE6AF2EA20101116?sp=true

International Seminar on the Situation of the IRAQI ACADEMICS

International seminar on the situation of the IRAQI ACADEMICS
Defending education in times of war and occupation

MARCH 10 -11 -12 2011 GHENT UNIVERSITY BELGIUM

for Arabic text please click on :
http://www.brussellstribunal.org/Seminar/#id=main1&ts=1290037079312&page=1&language=ar


The aim of the seminar is to draw international attention to the ongoing criminal violence against Iraqi academics, to situate this violence within the wider dynamics of the ongoing occupation of Iraq, and to work towards practical remedies.

Under US occupation, Iraq’s intellectual and technical class has been subject to a systematic and ongoing campaign of intimidation, abduction, extortion, random killings and targeted assassinations. Running parallel with the destruction of Iraq’s educational infrastructure, this repression has led to the mass displacement of the bulk of Iraq’s educated middle class. The consequences for Iraq’s social, economic and political reconstruction are grave.


Now, in the eighth year of a US occupation that shows few signs of ending, the BRussells Tribunal and the Middle East and North Africa Research Group (MENARG) of the Ghent University call for renewed attention to the situation of Iraqi higher education and academic life, stressing its importance to the rebuilding of the country, and the well-being of its people.
This seems particularly urgent given the devastating impact of the occupation upon key sectors such as higher education and research.


March 9
08.30-09.00 Reception + coffee
09.00-09.30 Welcome
09.30-12.30 Opening session: Dismembering Iraq (1991-2011)
14.00-15.30 Session 2: The struggle over the production of knowledge
16.00-17.30 Session 3: The destruction of intellectual life
March 10
08.30-09.00 Reception + coffee
09.00-10.30 Session 4: The crisis of higher education
11.00-12.30 Session 5: The situation of women
14.00-15.30 Session 6: Academics in the diaspora
16.00-17.30 Session 7: Reflections and directions
March 11
08.30-09.00 Reception + coffee
09.00-12.30 Workshop 1: Academics in the diaspora
09.00-12.30 Workshop 2: Education in Iraq
09.00-12.30 Workshop 3: Responsabilities of international organizations
14.00-17.00 Plenum session

BT SEMINAR PARTNERS:

International Association of Contemporary Iraqi Studies
Women Solidarity for an Independent and Unified Iraq
11.be
Vrede
International Anti-Occupation Network



DATES
seminar day 1:
March 09 2011
seminar day 2:
March 10 2011
workshops day 3:
March 11 2011

FEES (coffeebreaks included)
for one day:
€10 (students €5)
for two days:
€15 (students €8)
for three days:
€20 (students €10)
SEMINAR LUNCH €10
Participants eligible for fee reductions must first apply to the Seminar Financial Assistance Program: please contact us. This program will offer fees reduction or grants to cover costs of the congress either in full or in part to participants.


REGISTRATION INFORMATION
Participation in the Ghent Seminar is open to anybody who has filled in the registration form. and paid the respective registration fee. Once your registration is completed, you will receive a formal confirmation by email: bring this confirmation with you to the seminar.
Participants eligible for fee reductions must first apply to the Seminar Financial Assistance Program: please contact us. This program will offer fees reduction or grants to cover costs of the congress either in full or in part to participants.


FEES DO NOT INCLUDE
Airport transfersLocal transportation to the Congress venueAccommodationPre- and Post-Seminar toursCultural and Touristical eventsInsurance
PAYMENT OPTIONS
The total amount due should be paid in advance: You will receive an invitation to pay.
INVITATION LETTER FOR VISA PURPOSES
Participants requiring an invitation letter to accompany a visa application in order to attend the congress are invited to contact us.
MORE PRACTICAL INFORMATION ABOUT THE SEMINAR
here
http://www.brussellstribunal.org/Seminar/#id=main1&ts=1290036120828&page=1&language=en



Contact us about…
info@brussellstribunal.org http://www.brussellstribunal.org/
BRussells Tribunal
registrationseminar@brussellstribunal.org
registration, hotel accomodation, homestay, entry visum, invoices, confirmation, etc…
Registration
newsletter@brussellstribunal.org
Newsletter
ghentseminar@brussellstribunal.org
cooperation


an organization of
GHENT UNIVERSITY, MIDDLE EAST AND NORTH AFRICA RESEARCH GROUP (MENARG) & The BRussells Tribunal in cooperation with The International Association of Contemporary Iraqi Studies, Vrede, 11.be & The International Anti-Occupation Network and with the support of EURAMES and ICMES


http://www.brussellstribunal.org/Seminar/#id=main1&ts=1290036120828&page=1&language=en

lundi 15 novembre 2010

Turkmen MP urges Asayesh Forces pull out from Kerkuk

Monday, November 15, 2010

Turkman MP Zala Naftaji urged Iraq’s local and central government to pull out Kurdish Asayesh Forces from Kirkuk.

Their presence spurred major reactions in Kirkuk, Naftaji told Alsumaria News.

Kirkuk citizens fear further security deterioration, she noted stressing the necessity to take immediate action to pull out these forces from Kirkuk and hand over security to the Iraqi Army in cooperation with the police in the province just like other provinces.

http://www.alsumaria.tv/en/Iraq-News/1-56456-Turkman-MP-urges-Asayesh-Forces-pull-out-from-Kirkuk.html

samedi 13 novembre 2010

Conférence-débat pour la défense des prisonniers politiques condamnés à mort par le régime de Bagdad


L’Appel Franco-Arabe et les Amitiés franco-irakiennes
vous invitent
à une conférence-débat

Pour la défense de Tarek Aziz
et des prisonniers politiques condamnés à mort
par le régime de Bagdad
avec
Maître Jacques Vergès – Paul Balta – Yves Vargas –
Gilles Munier – Sliman Doggui

à l’AGECA
Vendredi 19 novembre 2010,
à 19 heures
177, rue de Charonne Paris XIème
(Métro : Charonne ou Alexandre Dumas)